Merkez’in en zor kararı: Faiz hesabı karıştı

merkezin en zor karari faiz hesabi karisti Cn2Km2dO.jpg
merkezin en zor karari faiz hesabi karisti Cn2Km2dO.jpg

“`html

TCMB Faiz Kararını Açıkladı: Faiz İndirimi Beklentileri Yükseliyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yarın gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faiz oranları ile ilgili önemli bir karar alacak. Merkez Bankası’nın yaptığı ankette, bazı ekonomistler 150 baz puanlık bir indirim beklerken, genel piyasa eğilimleri 100 baz puanlık indirimi öne çıkarıyor.

İş Dünyasının Faiz İndirim Talepleri

İş dünyası, faiz oranlarının düşürülmesi yönünde güçlü bir talepte bulunuyor. Sanayi alanındaki gelişmeler hakkında konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, “Sanayimiz zor günler geçiriyor. Şirketler iki yıldır %45-50 gibi oranlarla borçlanmak zorunda kalıyor, bu durum pek çok işletmeyi zor durumda bıraktı.” ifadelerini kullandı.

Merkez Bankası Faiz Kararı

MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir, “Bizim beklentimiz, faizde 100-150 baz puanlı bir indirimin gerçekleşmesi yönündedir.” derken, TÜMSİAD Başkanı Yaşar Doğan, “Yüksek faiz oranları reel sektörde olumsuz bir etki yaratıyor.” şeklinde konuştu.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, “Faiz indirim döngüsünün sürmesi gerektiğini” söylerken, ASKON Başkanı Orhan Aydın, “En az 200 baz puanlık bir indirim bekliyoruz.” dedi.

ATO Başkanı Gürsel Baran ise, “İş dünyası olarak finansman maliyetlerinin düşmesini ve krediye erişimin kolaylaşmasını bekliyoruz.” diyerek, bu konunun önemine dikkat çekti. ASRİAD Başkanı Cemil Yıldız ise, yüksek faizlerin üretim, istihdam, yatırım ve ihracat üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattığını vurguladı.

Faiz İndirimi İçin Alan Yetersizliği

Dünya gazetesi yazarı Erkin Işık, “Faizlerin sabit tutulmasını bekliyorum çünkü faiz indirimi için yeterli alan yok.” şeklinde bir değerlendirmede bulundu.

Işık, “Ekim ayında aylık enflasyonun %3 civarında olmasını beklerken, çekirdek göstergelerin önceki aydaki eğilimlerini sürdürmesini öngörüyoruz. Ekonomik aktivitede belirgin bir yavaşlama gözlemlenmiyor.” diyerek ekledi: “Ağustos ayındaki veriler, perakende satışların hızlandığını gösteriyor, ancak hizmet ve sanayi üretiminde durağanlık devam ediyor.”

Kredi kartı harcamaları Eylül ayında artmaya devam etti. Düşük kalan çeyrek büyümesine rağmen, ikinci çeyrek verilerinin gücü, üçüncü çeyrekte de ekonomik durumun olumsuz olmayacağını gösteriyor. Bu nedenle enflasyona gelen destek sınırlı kalmaya devam edecektir.

Enflasyon Beklentileri ve Revizyonlar

Son dönemde açıklanan veriler, enflasyonun azalacağına yönelik inancı zayıflatıyor. TCMB’nin Ekim ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, 2025 ve 2026 yılı sonu TÜFE tahminleri sırasıyla %31,8 ve %22,1 seviyelerine yükselmiş durumda. Biz de tahminlerimizi %31,5 ve %23 olarak revize ettik, ancak özellikle bu yıl için yeni bir güncelleme yapılmasını gerektiren bir durum söz konusu.”

Enflasyon beklentilerindeki bu bozulma, en son Nisan ayında yaşanan dalgalanmaların ardından gözlemlenmişti. O zaman TCMB, politika faizini 350 baz puan artırarak duruma müdahale etmişti. TCMB, Enflasyon Raporu’nda 2025, 2026 ve 2027 yılları için enflasyon hedeflerini %24, %16 ve %9 olarak belirlemişti. Ekim anketinde oluşan beklentilerin bu hedeflerin oldukça üzerinde kaldığı aşikâr.

TCMB Faiz Oranı

TCMB, en son PPK toplantısında, “Eğer enflasyon görünümü hedeflerden büyük ölçüde saparsa, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.” açıklamasında bulunmuştu. Olası bir faiz indirimi, bu ifadelerle çelişki oluşturacaktır. Ayrıca, TCMB’nin döviz rezervleri ile ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğini biliyoruz. Altın fiyatlarındaki artışa rağmen, döviz işlemleri açısından durum umutsuz gözüküyor.

TCMB, Nisan ayındaki politika tepkisinden sonra, Mayıs-Ağustos döneminde toplamda 35,1 milyar dolarlık döviz alımı yaparken, Eylül ayında 8,6 milyar dolar ve Ekim’in ilk 17 gününde ise 2,7 milyar dolarlık döviz satışı yaptı.

Döviz Varlıklarının Artışı

Bu döviz satışlarının ana nedeni, yurt içindeki döviz talebi olarak görülüyor. Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasının sona ermesiyle, döviz mevduatları, 10 Ekim öncesindeki dönemde 5,8 milyar dolar artış gösterdi. Buna ek olarak, emeklilik ve yatırım fonlarındaki döviz cinsinden yatırımlar da 7,5 milyar dolar artış kaydetti.

Ancak bu artışın altında, altın fiyatlarındaki yükseliş etkisi bulunmaktadır. Altın fiyatındaki etkiler çıkarıldığında, net artışın 4,2 milyar dolar olduğu hesaplanmaktadır. Yani, son 1,5 aylık süreçte, yurtiçindeki yerleşiklerin toplam döviz cinsi varlıkları, fiyat etkisi dışarıda tutulduğunda, 10 milyar dolar artış yaşamıştır. Bu durum, TCMB’nin döviz satışlarını büyük ölçüde açıklıyor.

Döviz Piyasası

Ayrıca, bu dolarizasyon eğilimi, mevduat faizlerinin yüksek olmasına rağmen devam etmektedir. TCMB, 21 Haziran tarihli düzenlemeyle, gerçek kişi TL mevduat payı %60’ın altında olan bankalar için hedef oranlarını artırmış ve böylece %60-65 aralığında olan bankaların oranlarında aylık 0,4 puanlık artış hedefi getirmiştir. Mevduat faizlerindeki son 250 baz puanlık indirimin, daha fazla etkisi olmamıştır; yurt içi yerleşiklerin dolarizasyon eğilimi bu dönemde belirleyici olmuştur. Enflasyon algısı ve TCMB’nin bu alandaki güvenilirliği, bu eğilimin temel belirleyicileridir.

Yeni Bir Hikaye Yazmak Mümkün!

Bütün bu gelişmeler ışığında, piyasada faiz indirimlerinin beklentilerine rağmen, yine de faizin bu toplantıda sabit kalacağını öngörmektedirler. Işık, “Beklentilerden daha sıkı bir parasal duruş, enflasyona dair olumsuz algıyı azaltmak adına faydalı olabilir. Ayrıca, son dönemde açıklanan bütçe verilerindeki olumlu görünüm ve Meclis’te görüşülen bütçe tedbirlerini göz önünde bulundurarak, mali alandaki desteğin orta vadede enflasyon üzerinde etkili olabileceğini düşünüyoruz. İç talepte yavaşlama sinyalleri gelirse, enflasyon görünümündeki bozulma için yeni bir hikaye yazılabilir.” ifadelerinde bulundu.

“`

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir