Acil Tıp Teknisyenleri ve Paramedikler: ABD ve Türkiye Arasındaki Farklar
Sağlık sistemlerinin temel taşı olan acil tıp teknisyenleri (ATT) ve paramedikler, hem Amerika Birleşik Devletleri’nde hem de Türkiye’de farklı zorluklarla karşı karşıya kalıyor. İki ülkede de personel sağlığına özel bir haber olarak değerlendirilen durum, farklı sebeplerden dolayı “ağır” olarak nitelendiriliyor.
ABD: Yüksek Turnover, Kısa Kariyerler
Amerika’da ambulans ve acil tıp ekiplerinin çalışma koşulları uzun süredir tartışma konusu. Yapılan araştırmalar, Acil Tıp Hizmetleri (EMS) personelinin yıllık %20–36 arasında turnover oranına sahip olduğunu ortaya koyuyor, yani her beş çalışandan birinin ya da daha fazlasının yılda işten ayrıldığını gösteriyor. Bu da birçok EMT ve paramedik personelinin genellikle 3–5 yıl içinde işi bırakmasına neden oluyor.
Bu süreçte birçok paramedik, “kısa kariyer; erken vazgeçiş” döngüsünde çalışırken, EMS hizmeti sunan kurumlar sürekli personel eksikliği ile uğraşıyor.
Türkiye: Zorluklara Rağmen Uzun Meslek Hayatı
Türkiye’de ise durum biraz farklı. 21 yıl önce yürürlüğe giren 4924 sayılı Kanun ile atanmış tam 1000 ATT ve 500 paramedik, mesleğin ilk grubunu oluşturdu. Bugün, bu meslekte uzun yıllar hizmet verenlerin oranı oldukça yüksek: 2004’te atanan 1500 ATT ve paramediklerin yaklaşık %90’ı hala görevde. Türkiye’de sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının kolay olduğu anlamına gelmiyor; çünkü istihdam olanaklarının sınırlılığı, işsizlik baskısı ve mesleğe olan bağlılık gibi faktörler, birçok ambulans çalışanını sahada tutmaya devam ediyor.
Ancak, uzun nöbetler, düşük ek ödemeler, psikososyal baskı, yetersiz kariyer fırsatları gibi zorluklar Türkiye’deki ambulans çalışanlarının da karşılaştığı gerçeklerden sadece bazıları. Diğer ülkelere kıyasla Türkiye’deki sistemde emekli olana kadar çalışma zorunluluğu, başka bir senaryoyu ortaya koyuyor.